15 Eylül 2011 Perşembe

Bir Menekşe

Dolunay solduğunda bir menekşe mora çalardı,
Utanırdı geceler gerçekleri saklamaktan
Boynunu eğerdi sokak lambaları,
Suçunu kabullenir gibi,
Anarşisi çökerdi bulutlara gecenin,
Hiç ayrılmazdı aşıklar,
Uyumazlardı sabahlara dek,
Yağmurlar can yakmazdı,
Islandığında sokaklar,
Kimse saçaklara saklanmazdı,
Eski günler özlenirdi,
Bir hayal dolanırdı Sultan Ahmet'te
Aynı bankta oturup aynı simit yenirdi,
Beyazıt kitaplara küserdi,
Kaymazdı yıldızlar dilekler beyhude dilenirdi,
Yıkılırdı iskeleler,
Eminönünde hazan hiç dinmezdi,
Vapurlar boğaza demirler ,
Haydarpaşayı efkar basar martılar bile çekip giderdi,
Sararmadan dökülürdü yapraklar,
Gelinlikler beyazdan nefret ederdi,
Şairler şiirsiz kalır hangi şarkı çalsa aynı nağme inlerdi,
Ninnisiz uyurdu bebekler
Kıyısına bir ceset vururdu Beşiktaş'ın
Masallar sensiz biterdi
Yetim kalırdı boğaziçi,
Çamlıca'da batmazdı güneş,
Bir daha duyamayacağı sözleri beklerdi.
Her mora çalan menekşe is kokardı,
Kuşlar vazgeçerdi göç etmekten,
Leylekler soğuktan donardı,
Bir başka baharın aydınlığına,
İstanbul'a uçmayan
Bir yığın kırık kanat kalırdı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder