25 Kasım 2011 Cuma

Hayalimsin

  Hiç sevmiyor değilim, çok seviyor da değilim. Ona aşık mıyım bilmiyorum. Bata çıka geçiyor günlerimiz. Bi gün deli gibi göresim geliyo başka gün ardıma bakmadan gidiyorum. Sorular var aklımda cevaplarını da bilmiyor değilim ama yine de onaylansın istiyorum. Gel gör ki selam bile veremiyorum.
   Hesabı sorulmuyo ya onunla bir gün bir sahil kenarında el ele yürüdüğümüzü hayal ediyorum. Hava da soğuk mu soğuk. Gökyüzü kapalı belli ki birazdan yağmur bastıracak. Bi saçak bulmalıyız diye sağa sola bakınırken, "Aman boşver ıslanalım ne çıkar." diyorum. Gözlerini kaçırıp gülüyor. Uzun uzun bakmıyor. Gözleri yerde. Yüzü gülüyor ya umursamıyorum. Öyle bir müddet susuyoruz ya da düşünüyoruz bilemiyorum. Ama yüzündeki tebessümü kaybolmuyor. Az ilerde bir bank görüyoruz. Daha ıslanmamışken gidip oturuyoruz. Ellerin üşümüş diyip bir eldivenini çıkarıyor. Bir eldivenle ısınmaz ya benim elim bozuntuya vermiyorum. Elini tutuyorum tekrar. Ne kadar üşümüş olsa da benim elimden daha sıcak. Diğer elini de elimin üstüne koyuyor. Dönüp yüzüme bakıyor tebessümle. Konuşmayı zaman kaybı sayıp susuyorum. İçime bir şeyler akıyor sanki. Mutluluk olsa gerek...
   Yağmur damlaları düşmeye başlıyor birer ikişer. Ayağa kalkıp "Had kalkalım." diyorum. Elimden çekip geri oturtuyor beni. Anlamsız anlamsız yüzüne bakıyorum. Sonra çantasından şemsiyesini çıkartıyor. Yine bir şey demeden tatlı tatlı gülüyor. Gözlerine bakınca yüzüme bir tebessüm yayılıyor. Hayal bu ya bir de çaycı geçiyor yanımızdan. Soğukta dumanı tüten çay...
   O hepsine uzaktan bakıyor. Bense bir hayalden başkasına. Bazen rüyamda görüyorum bu hayalleri. Keşke hayat rüyalardan ibaret olsa diyorum. Gerçeklerle başa çıkamıyorum ben. Ne yardan geçiyorum ne de serden.. Yalnız kalmayıp yalnız kalsak... Her nefesi başka güzel hayal aleminin. Bir nefes hayal... Sevgiler.

16 Kasım 2011 Çarşamba

Saplantı Saatleri

   Bir gün olur da yanıma gelirsen, bilmem dünyanın neresinde kader yollarımız kesişirse, hani olmaz da oldu diyelim bi bakış yeterse ikimize de bu günlere dair anlatacak o kadar çok şeyim var ki. Şu an nerdesin bilmiyorum. Bilsem bi an tereddüt etmeden çıkardım yola. Ne bavul hazırlardım ne de montumu arardım fırlattığım köşede. Ne varsa üstümde yalın ayak fırlardım evden. Keşke bilebilsem.
   Yokluğun sarmaya görsün bedenimi. Bir titreme tutuyor ki sorma. Gözlerimin sulanması da soğuktan olacak. Ellerim üşüyünce ceplerime sokuyorum. Aylak aylak caddelerde mekik dokuyorum. Aslında saçma! Caddelerde bir insan seli. Üstüne üstüne geliyorlar insanın. Boğuluyorum. Hep ben kaçıyorum onlardan. Tek olunca organize olmak kolay oluyor heralde. Bu kadar insanın arasında sen yoksun ya düşünmesi daha ayrı bi koyuyor. Biliyorum sende beni bekliyorsun. Hangi şehirde kim bilir.
   Dayanılmıyor bazen. Ne olursa olsun kurtulmalı diyorum kendi kendime. Delinin zoruna bak! Yapamıyorum... Sadece sen varsın diye. Son ümit kırıntılarımı da sana saklıyorum. Anlarsın ya yalnızlık zordur. Her kapı duvar olur. Saçağa girersin yağmur durur ; koşup eve gideyim dersin yağmur bardaktan boşanır gibi yağar. Dünden hiç yemek kalmaz karnın da zil çalar. Başını kaçırdığın filmler gibi olur hayat. Bi sen olursun baş rolde bide yanından akıp giden sahneler...
   Mutluluklarım kısa sürüyor. Belki tebessümlü bi kaç an oluyor günlerimde. Nefes alıp veriyorum kalbim de atıyor. Yaşamaksa ben de yaşıyorum. Biliyorum benden haberin bile yok ama ,olsun, ben yine de seni göreceğim günü bekliyorum... Sevgiler.