22 Ocak 2012 Pazar

Bir Tatil Klasiği

   Şimdilerde mutluyum. Evet doğru mutluyum. Aklım çok rahat. Nerde akşam orda sabah. Hatta şu anda da başka birinin evinde kalcam. Ankara'dan nefret etmiyorum ama gözümde yok artık. İstanbul'u özlemişim hem de nasıl. Onca dersten kalmışım yok okul mu uzamış kimin umrunda. İnsana sevdikleri fazlasıyla yetiyo. Mutlu oldugumu yazmayalı ne kadar zaman geçti Allah bilir. Ama iyice kızmaya başladım Ankara'ya. Sevmiyorum. Yineliyorum sevmiyorum. Hatta şu sıralar ne yapsam da hiç boş vaktim kalmasa hiç kimseyle muhattap olmasam diye düşünüyorum. Kimseyle uğraşmadan kimseyi beklemeden. Bu sefer daha değişik başlıcak önümüzdeki  dönem. Bu sefer hakkaten değişik olcak. Olabildigince uzak olabildiğince kendi kendime. Yeterli zaten. Sırlarını anlatmayınca daha güzel oluyormuş. Düşünmeden , tasalanmadan. Değerli olana sonuna kadar arada kalanlara hiç. Mantıklı.
   Evden çok dışarlarda kalıyorum şu sıralar. Başka evler görmek yeni insanlarla tanışmak. Hatta o evlerin mutfaklarında ışığın yerini aramak hakkaten keyifli. Saçma sapan muhabbetlerle uğraşmak yerine her şey keyifli. Bu ruh halini beğenmedim ama benimsedim. Büyüdükçe insan değişiyo evet farkına varıyo daha bi güzel. Liste hazır. Dönünce bir bir uygulanacak. Bu sefer kesin ve net.
   Bir dostun dediği gibi içini dökeceksen tuvalete dökeceksin ama burası da olmasa içim çöplüğe döner. Hoş gül bahçesi olsa da kim farkına varıyo. Sxkerler hala İstanbuldayım. Şimdiden oranın derdine düşemem. Eğleniyorum ulaaaann ! Hiç eğlenmediğim kadar hem de. Yaşamayı seviyorum. Sevgiler.

4 Ocak 2012 Çarşamba

Neresi "Yeni" Lan !

   Geçen senenin ne kadar kötü geçtiğinden bahsederken yeni gelen yılın eskisinden bi farkı olmadığı gerçeğiyle yüzleşmekteyim. Yeni yıla nasıl girersen öyle devam eder geyiği vardır ya yeni yılın ilk 5 günü hasta yatarsın komple sıçmış sayılıyo heralde. Bundan olacak sınavlar bir bir kayıyo. Hani bu sınavdan sonra tepki ölçmek için abi zordu be fena kaydı gibilerinden değil. Samimi olarak kaydığından bahsediyorum. Bi harf eksik ya da fazla pek önemli değil. Samimi olarak kaldığından bahsediyorum. Her çıktığım sınavdan sonra bu derslerin sayısının artıyo olması beni korkutuyo. Ya da daha da umursamazlaştırıyo. Hayat ya hani öğreniyoruz yine de bişeyler.
   Uzun zaman evveldi hastalanıp yatağa düştüğüm. Evet 5 gün boru değil. Evde tek başınasın ne internet var ne de bi tomar film cd lerinden bi haber.  Yirmidört saat yatakta bi sağa bi sola. Bazen içim geçiyo kendi kendime bi iki saat uyumuş oluyorum. Sonra gece 1 de uyanıp dörde kadar tavandaki alçıdan süslemelere bakıyorum. Işıklar kapalı ama o kadar saatten sonra karanlığa alışıyo insanın gözleri. O süslemelerdeki yer yer sarı yer yer siyah renkler alan lekeleri izliyorum. Aslında hiç önem arzetmiyolar ama can sıkıntısı. Gittikçe körelen çalışma şevkimi de bu hastalıkla beraber yatakta bıraktım malesef. Hoş bırakmasam nolur. Einstein olsa bu şartlar altında geçemez bu derslerden heralde. Bi sınavdan kaç tane yüz alınır ki ?
   İnsanın bir de ruhu var. Hisleri, hayalleri ve hiç bir kayan yıldızın haberi olmayan bi sürü olmasını istediği istekleri. Artık bilimsel olmanın faydalı olacağını düşünmeye başladım. Gözünün gördüğüne , elinin uzandığına bel bağlıcaksın dost. Ruhunu çok fazla beslemiceksin. Her dediğine tamam demiceksin. Biraz hoyrat davranacaksın ki nasırlaşsın. Nasırlaşsın da her düştüğünde çocuk gibi ağlamasın. Sonra her türlü şey senin başına gelir. Ağlarsan güçsüz olursun. İntihar etsen zayıf olursun. Seversen aciz olursun. Silersen gaddar olursun. Üzersen pişman olursun. Üzülürsen hasta olursun. Evet gerçekten hasta olursun. Yeşilçamdan çıkmış gibi olursun. Fabrikada çalışan sefil bir işçi gibi barakanda öksüre öksüre, titreye titreye tüketirsin kendini. Fabrikatörün kızıysa o sırada senin başka bir baloda olduğunu falan düşünür. Merak etme yani.
   Biraz toparladım gibi. İlaç alınca düzelmeye başladım. Yarında lineer cebir sınavı var. Öyle bi not almışım ki ulan çalışsam mı çalışmasam mı karar veremedim. Adam gibi kalcaksan kal da uğraşmayalım boşuna. Çok değil sadece dört gün geçti ve ben göreceğimi gördüm. Bu sene güzel giden bişey olmadığına göre kötü bişey olmayacak demektir. Sevindirici gibi. Tabi yersen... Sevgiler.