En güzel aşk zor olandır. Bunu hepimiz biliyoruz. Ya da Haluk Levent dinleyen herkes bilir. Peki zor aşk ne demek biraz konuşalım.
Yine günlerden bir gün dost meclisinden çıkmışım uykulu bir vaziyette eve gitmeye çalışıyorum. Hava da biraz serin. Çok beklemiyim dedim. İlk gelen otobüse atladım. Nasıl olsa bi yerlerde aktarma yaparım. Yine müzik dinleye dinleye yolculuğa başladım. Bu kısımlar gayet sıradan olduğu için aktarma yaptığım diğer otobüsten bahsedeyim. Amaçsızca bi köşeye geçtim. Aşk tesadüfleri severmiş ya tam karşımda çok hoş bi kız vardı. Samimi olmak gerekirse pek huyum değildir ama o kızdan gözlerimi alamadım. Gerçekten baya güzeldi. Öyle hayvani duygularla değil hakikaten çok güzeldi. O kadar güzeldi ki kıza baktığımı o bana baktıktan beş saniye sonra farkettim. Utandım biraz. Pek alışkın değilim ama sanırım aşık oldum. Hem de baya baya...
Hayalperestliğin gözü çıksın. Aklımdan neler geçiyor neler. Yanına gitsem "Ben sana aşık oldum." desem. Gülümsese ama konuşmasa. Baksa sadece. Gel gör ki annesi de yanında. Ne ayağım gider ne de uzaktan seslenebilirim. Annesi yetmez gibi bi de araya başka bi adam girdi. Lan zaten on dakikalık yol bi de araya adam giriyo. Olacak iş değil. Hoş adam olmasa ne farkederdi bilemedim. Daha doyamadan sevdiğime ineceğim durak geldi. Şeytan dedi inme kızın indiği durağa kadar git. Ne bileyim tadında bırakmak iyidir. Bütün otobüs aşkları gibi bu da çok kısa sürdü ve otobüsten indim. Sevgiler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder