15 Şubat 2012 Çarşamba

Nirvana

   Şu sıralar ruhumun eriştiği nirvanayı anlamaya çalışıyorum. Hayat o kadar sade , sessiz ve sıradan ki bir budist olsam heralde hayatın anlamını çözerdim.
   Geçmişte olduğu gibi yine tarihi ve özel günleri ağız tadıyla yaşayamıyorum. Doğum günümde işte çalışıyor olmak, yılbaşında deli gibi hasta yatmak ve sevgililer gününde de bu hastalığı mutlulukla karşılamak. En azından bütün gün yatakta yatmama bir bahane olmuştu. Züğürt tesellisi.
   Bazı zamanlar hayatın kötü gideceğine dair hislere kapılıyorum. İç güdüsel bir şey değil bu. Metronun merdivenlerinden aşağı doğru iniyorsan ve insanlar üstüne üstüne geliyorsa, bomboş istasyonda bir tek sen kalıyorsan bir sonraki tren için; ya da bineceğin otobüse yetişemeden gözünün önünden geçip gidiyorsa platonik aşkın gibi ; otobüs durağında da yalnızlığını iliklerine kadar duyuyorsan , misafir olmak için gittiğin evin sahibi evde yoksa ve sen onu beklerken sokak lambasının altında umutsuz bir şekilde bekliyorsan ve o esnada okuldan dağılan çocuklar yanından geçerken sana evsizi insan muamelesi yapıyorsa, diğer insanlar için önemli olan günlerde "Neden bu kadar çok çiçekçi var arkadaş bu sokaklarda?" diye soruyorsan, gecenin ikisinde yüzünü cama çarptıktan sonra kimse gördü mü diyip endişeleniyorsan, herkesin uyuduğu saatlerde sen karanlık odanda tavanı seyrediyorsan hayattan keyif almamak için yeteri kadar sebebin var demektir. Basit bir çıkarım değil bu böyle zamanlarda risk almak ya da platonik aşkını itiraf etmek ya da yeni heyecanla bi sürü işe kalkışmak hiç yerinde olmaz. Yapılması gereken uzun bi süre bu durumun geçmesini beklemek olacak sanırım. Ya da ben öyle yapıyorum emin değilim.
   Ha diyince hasta olan birisi değildim. Ta ki bu seneye kadar. Yine hastalandım. Hatta bir gece sabaha kadar uyuyamadım nefes alamadığımdan. Ne yaptıysam kar etmedi. İki tek inek sütü çaktım ama bana mısın demedi ve ben bir gecede en çok peçete tüketen insan rekorunu kırdım. Sonra da akşama kadar uyuyan insan. Son zamanlarda toparlandım gibi ama nasıl olsa bi daha hastalanırım diyip çok da sevinmiyorum. Nirvanaya ulaştım diyorum ya artık umursamıyorum hiç bir şeyi. Elimi alıp sobaya soksalar oralı olmam. Yüzüme karşı en ağır hakaretler yağdırsalar sadece "Canın sağolsun" der geçerim heralde. Sevgiler.

2 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Devrim bana göre değil iyisi mi zorlamadan içinden gelenleri yazmak başı ayrı kıçı ayrı yazılar yazmak bana göre degil. Tutarsız biri degilim lan ben. Gelmeyin üstüme.

      Sil