Hayatta hatırlanmaya değer günlerden biriydi bugün. Kolay bi tarih sınavında bile bi sürü soru sallayarak başlayalım. Ardından her zaman ki gibi yarım saat kırtasiyenin önünde "Nereye gidiyoruz ? , Nereye gidiyosunuz millet ? , X kişisi de gelcek azcık bekleyelim." şeklindeki klişe laflardan sonra gittik yemek yedik. Benim için hiç bi anlam ifade etmeyen yurda dönmemek için yalvarırcasına ağlaştım lütfen gitmeyin diye. Allah tan sesimi duyan bir güruh insan yalnız bırakmadı beni ve gençlik parkına gittik. Herkesin aklında çarpışan arabalara binmek gibi bi düşünce vardı. Lunaparka geldiğimizde tren tarzı bi alet vardı ona bindik önce. Valla ne yalan söyliyim baya tırstım. Sanki araç raylardan kurtulmuş gibi düşüyodu. Tabi indikten sonra herkes elini ayağını titrer vaziyette bulunca iki tane arabayı çarpıştırmak gibi çocukça bişeyi reddetti. Adrenalin denilen o dönen zımbırtıya kafamız takıldı ama o kadar da delirmedik diyip vazgeçtik. Crazy dance denen olduğu yerdiği dönmezmiş gibi bide kendi kendine saçma sapan doğrultularda dönen o alete de bindik. Operatör dayı baya sıkılmış olcak bizi bi türlü indirmedi. Boğazım kupkuru oldu ve ufaktan midem bulandı . İndiğimizde dengemi sağlayamasam da çok keyif aldım. Çoğu oyuncak kapalı olduğu için ordan çıkıp yemek yedik. İnsanları gitmemek için ikna etmeye çalışsam da bu sefer pek oralı olmadılar.Mecburen geri dönüş yolu gözükmüştü bana. O an ilk darbeyi yedim ama daha bitmedi.
Oflaya puflaya yurda geldim. Selam vercek bile kimse yoktu. Odaya çıkıp mal gibi uyumayı düşündüm. Azcık gitar çalıp keyfimi yerine getirmeye çalışıyordum ki gelen bir mesajla irkildim : Fizik notları açıklanmış. Meraklandım kötü geçen bi sınavdan kaç alabilirim diye. Kantine inip bakıyım dedim. Vize : 50 Final 25 yazıyordu. Ve ben çalıştığın halde bir dersten nasıl kalınılıyomuş onu anlamaya başlamıştım. Aklımdan da hep aynı şey geçiyordu : Ulan koca şehirde bir başıma kaldığım yetmezmiş gibi bir de fizikten kalmak varmış. Öyle ya da böyle güzel bi gün geçirdiğimi düşünerek kendimi avutmaya çalışıyordum. Gel gör ki fizik notu herşeyi büsbütün mahvetmişti. Ne var yani abi bindiğimiz dönme dolabın açısal hızından bihabersek.Dayı ordan basıyo düğmeye dönüyo .Ben eğlenmeme bakarım çok da tın kaç saniyede durduğu hangi açısal ivmeyle yavaşladığı. Neticede duruyo mu benim için bu önemli ki sonuçta duruyo.
Kantinin camını açıp atlamak istedim ama 1. kat diye vazgeçtim. Kalbimde anormal bir ritim sinirim tepemde ve yüzüm kıpkırmızı olmuştu ki hala öyle. Hocaya , hayata , fiziğe olanca gücümle sövdüm.Biraz durulunca millete sordum kaç aldıklarını. 3 tane 10 bi tane 25 duyunca belki kalmam diye ümitlendim. Biraz rahatladım.
Kafam dumanlı. İçimdeki sıkıntı daha da derinleşti. Tam toparlanıyorum derken üst üste geliyo herşey. Ben hala seçilmiş birinin beni bu hayattan kurtaracağına inanıyorum. Şimdilik bıraktım akışına . İkinci dönem daha güzel olcak inşallah. Evet şimdi daha iyiyim :)
yorum yorum diye kafamı yiyen eleman! :D npayım soğuktan g.tm donarken gençlik parkında :D he bide dönüp üstüne mi kusaydım :D paşa paşa evime gittim sığır gibi yattım :D
YanıtlaSilAbi isim olmadan ne anlıyım ben kimsin :D
YanıtlaSil