Aylardan sonra baş gösteren mutlu insan sendromuyla iç içeyim. Ne olsa dokunurdu o zamanlar. Şimdi ne olursa olsun ben dokunmuyorum hiç bir şeye. Şarkılar söylüyorum şiirlere verdim kendimi. Bir de patenlerim var artık. Ağır aksak yürümek yerine sekiz tane tekerin üstünde kaymak süper bi duygu. Evim eşyalandı. Erasmusa başvurdum. Kısacası her şey istediğim gibi.
Bazı şiirlerde yazar şair. Hayatın ne anlamsız olduğunu. Sevdiğinden ayrı kaldığında yaptığı şeyleri. Akşama makarna pişirdim. Gömleğimi ütülemeden giydim. Sakallarım uzadı. Bu gün gazeteye hiç dokunmadım. Bu tarz cümleler. Hani insanı öyle bir havaya sokuyor ki sevdigi kişi olmadan ne yapsa ancak makarna pişirmek kadar anlamlı oluyor dünya. Olayın diğer tarafından bakacak olursak ; birini sevince, akşama makarna pişirdiğinde yüzyılın en önemli buluşunu yapmak kadar anlamlı geliyor dünya insana. Sevgiler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder