1 Aralık 2011 Perşembe

Farklı Bir Gece

   Anlamlandırmadığım hayata devam etmekle yükümlüyüz ya her sabaha değişik umutlarla uyanmaya çalışıyorum. Günler akıp gitmesin istediğim zamanlardan birindeyim. Sadece yaşıyorum. Yaşamasam bir şey  kaybetmezdim. Bunları düşünmek canımı sıkıyor. Neden diye sorup duruyorum. Verebildiğim bi cevap yok. Oysa tatlı telaşlı günlerim olurdu benim. Hep bi yerlerde hep bir şeylere yetişmeye çalışırdım. Trafik sıkıştı mı endişelenirdim. Bazen koşturarak acele ederdim. Bekleyeni bekletmek olmaz diye. Şimdiye bakıyorum. Hiç ilerlememiş gibi yürüyorum. Sessiz sedasız.
   Saçma bi gün daha eksildi hayatımdan. Diğer insanlar gibi olursam mutlu olabileceğimi düşünmüştüm. Ertesi gün hatırlanmayan bi yığın muhabbeti arkada bırakmak beni mutlu edecek bi şey değilmiş farkettim. Başka bi yol bulmam lazım. Kaç gecedir yapayalnızım. Bu gece diğerlerinden çok farklıydı. Hep kendimi avutmuşum. Mutluyum diye. Sadece bi yanılgı. Öyle bi yanılgı ki kaç gece gerçek gibi yaşamışım. Bu gece o kadar sıkıldım o kadar bunaldım ki, sanki duvarlar üstüme geliyordu ve ben nefessiz kalıyor gibiydim. Saat on buçuğa geliyordu. Daha fazla dayanamayıp kendimi dışarı attım. Sessiz bir gecede yine yalnızdım. En azından açık bi alanda olmak bi nebze de olsa ferahlattı beni. Can sıkıntısından ne yapacağımı bilmez bir haldeydim. Aklımda yine o vardı. Beni bu durumdan kurtarabilirdi. Hava da baya soğuktu. Çıkar çıkmaz pişman olsam da bakalım ne olcak diyip yürüdüm. Sadece yürüdüm. Az aşağıdaki parka gittim. Loş bi banka oturdum. Sessizdi. Kimsecikler yoktu ortalıkta. Ağaçların altında olmaksa acayip bi güven hissi veryordu bana. Aklımdan neler geçti neler. Gözlerim bi noktaya kilitlenmiş nerde olduğumun farkında bile değildim.
   Bir sürü senaryo kurdum kafamda. Artık bu saçmalığa bir son vermem lazımdı. Ama nasıl ? İşin gerçeği pek mantıklı düşünemiyordum. Sadece onu alıp bi kenara çekip konuşmak geliyordu içimden. Ya da nutuk çekmek ya da azarlamak. Sonucunun ne olacağı önemli degildi. Sadece kafamı meşgul edecek bi sonuç olacaktı. Her ne olursa. Söyliyeceğim sözleri bir bir sıraladım. Sanki yanımda oturmuş gibi. Kızgındım evet. Hava soğuktu ama yüzüm ateş gibi yanıyordu. Ayaklarım çoktan buz gibi olmuştu. Ellerimi hareket ettiremez bi hale gelmiştim. Oturdum öylece. Sakinleşene kadar, uyuşana kadar. Sanki bütün kurduğum hayalleri gerçekmiş gibi yaşıyordum. Bu şizofrenik duygu beni biraz da olsa rahatlattı. İçimi döktüm kendime. Biliyorum delilik. Ya da çaresizlik. Dinleyecek birileri olsa böyle saçmalıklara kalkışmazdım. Bu gece farklıydı.
   Ne saat ne cüzdan ne de teleon vardı yanımda. Ne kadar oturdum öyle kestiremedim. Artık soğuk canımı yakmaya başlayınca mecburen kalktım. Bi an oturduğum banka kıvrılmayı düşünmedim degil. Sabaha kadar donardım. Belki soğuktan ölürdüm. Ve bütün mesele kökünden hallolurdu. Herkes hayatına devam ederdi. Kimsenin hayatında en ufak bi değişiklik olmadan. Belki bi ara yokluğum farkedilirdi ve kimse ölmeden önce dudaklarımda kimin isminin kaldığını öğrenemezdi.
   Eve doğru yürümeye başladım. Hala uyur gezer haldeydim. Yürürken senaryoları farklılaştırdım. Kimisinde sözlerimi bitirince kalkıp gittim. Kiminde elimi uzatıp tutmasını bekledim. Kiminde sadece gözlerime bakmasını söyledim. Kiminde sadece sorular sordum. Cevaplarını bildiğim sorular. Ama hepsinin sözleri aynıydı. O hepsinde susuyordu ve ben konuşuyordum sadece. Kaç ayın hesabını sorarcasına. Evin yolu daha bi kısa geldi. Uzun banliyö yolculuklarından sonra iki dakikada kurtuluşa gelmek pek tabi rahattı ama kendime zaman ayıracak fırsatım olmuyordu. Ne zaman kendime yönelsem yol hep daha kısalırdı gözümde. Bu gece de onlardan biri gibiydi.
   Artık eve gelmiştim. Soğuktan uyuşmuş bi halde girdim içeri.Bir saatten fazla olmuş çıkalı. Kafamdaki duman biraz dağılmıştı sanki. Yarın sınav var. Aklımda sınavı düşünecek yer kalmadı resmen. Hala canım sıkkın. Daha da çok sıkılacak gibi. Belki hayallerden biri gerçek olur da kafam rahatlamış olur. Hangi senaryo olduğu ya da nasıl sonuçlandığı önemli değil. Sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder