11 Şubat 2011 Cuma

Aynı...

   Yalnızsan unutulursun. Kimsenin umrunda olmazsın. Tabi işler karşılıklı. Sen de kimseyi umursamazsın. İnsanlara kızamazsın çünkü insan sevdiğine kızar. Uzaklaşmaya başladığımı düşünüyorum artık herşeyden. Gün dolduruyorum sanki geçen günleri bi anlandırabilsem. Şu sıralar en çok istediğim şey bu galiba.
   Kafam fena karışık bu aralar. Akıntıya karşı yüzüyorum sanki. Limana çıkmayı ümit ederken iyice uzaklaşıyorum. Tükenmesine ramak kalan son gücümü avare harcıyorum. Sonunda olacak şey belli . Sırt üstü yatarım denize dalgalar beni nereye götürürse. İşte hayat bazen böyle. Ne yaparsan yap olmuyor bazen. Neyi beklediğini bilmeyince beklemek insanı büsbütün çileden çıkarıyo. Ama ne yaparsın beklemekten başka çare mi var ? Ne yapsam hep bi şeyler eksik hep içimde bi sıkıntı var. Ocağı açık unutmuşum havası var. Hoş "Hangi ocağı açık unutabilirim?" diyorum kendime ama kendime söz geçiremiyorum. Ve hala şikayetçiyim sağlam bi muhabbet ortamını bulamadığım için.
   "Gitme!" demek zor. Gel diyememek de ayrı bi bela. Allah'tan insanın kotası neyin yok ne var ne yok at içine. İçin doldukça daha fazla sus. Daha fazla içine at daha fazla sus. Çırpındıkça batmak böyle bişey olsa gerek. Dur bakalım daha ne kadar batarız , ne kadar derine ineriz ? Ne zaman sonra su üstüne çıkar , ne zaman varırız o limana...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder