Bugun gunlerden pazardi. Uyandigimda saat 3 olmustu. Her sabah yedi sularinda uyanan biri olarak gayet dinlendirici geldi bu uyku. Aslinda cikip gezmek daha yerinde olurdu ama hem gec uyanmanin verdigi tembellik hem de oruclu olmanin verdigi usengeclikle evde keyif yapmak daha hos geldi.
Actim bilgisayari kavak yellerine devam. Ikinci bolumu bitirmeden iftar vakti geldi zaten. Bulasiklari yikayip camasir makinasini acinca yemege baslamak icin biraz gec kalmisim. Ne kadar hamaratmisim ben oyle ya. Ama kendi isimi kendim gormekten mutluluk duydum. Severek yaptim yani hic oflamadan puflamadan. Yemek yapma sirasi bendeydi. "45 dakikada nasil sov yapilir?" isimli yemek programina hosgeldiniz...
Bi cok ilki yasadigim su gavur memeketeinde hayatimda ilk defa mercimek corbasi yapmaya kalkistim. Bi iki sordum sorusturdum. Anacimin nasil yaptigini hatirlamaya calistim ama nafile. Artik ne kadar hatirliyosam diyerekten mercimekleri islattim. Ayarini tutturamadim sanki elde ettigim turuncu renkli bir pilav gorunumuydu. Telasa kapilmaya hic gerek yok. Bi ton su ekleyince gayet corbaya benzedi. Yanlis giden sey bu corbanin 4 kisilik olmayip 14 kisilik olmasiydi. Corba tum hararetiyle kaynarken dolapta bi suru baharat gordum. Ne bulduysam doldurdum. Corbanin rengi bi acayip oldu. Diger yandan yaptigim makarnaysa kusursuzdu. Yanina mayanoz de eklenince yine bir aksami daha kurtarmistik.
Haliyle iftar biraz rotar yapti ama corba biraz baharatli olmasina ragmen tadi bence iyiydi. Diger arkadaslar sirayla burunlarini cekerken corbanin aci olduguna benim burnum da kanaat getirdi. Ev islerini de ogrenmeye basladim. Aslinda bana kalirsa bi is kurmanin vakti geldi. Bu kadar ozguven zararli oldu sanirim. Ama yine de bana bi sans verilmeli. Hedef 2038. Sevgiler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder