Tam olarak ne zamandı hatırlayamıyorum. Yaklasık bi 5-6 ay önce olması lazımdı. Yanımızdan bi motosiklet geçmişti. Her zaman uzagımda dolanan bu hayale daha önce hiç bu kadar kapılmamıştım. Tabi eskiden kalma bi alışkanlık gereği yaparız sonra diyip bi kenara kaldırdım. Alsam güzel olur ama sonra düşünürüz...
Son bi haftadır hayatımda değişen bi iki şey oldu. Bunlardan birisi şu an sag yanımda uzanan gitarımız ikincisiyse Amerika'da ilk defa araba kullandım. Çok mu enteresan şeylerdi bunlar değil tabi ki. Gitar dediğin beş yıldır araba dediğin üç yıldır ahbabımız. Aslında içimde çok değişik sorular kaynıyodu. Tamam arkadaş anladık Amerika'dayız. Baya zorlu bi hayalimi gerçekleştirdim çok şükür ama bi anlamsızlık var.Yani böyle kem küm. Nasıl desem...
Heh işte buldum. Yahu birader burası iyi kötü geçici bi yer. Eninde sonunda ait oldugumuz yere döncez. Okumadan da para kazanılıyomuş. Burda baya da iyi kazanılıyomuş. Hay öğrenmez olaydım okumaktan soğudum lan resmen. Polemik çıkarmıcam. Burda kalayım desem vize bitiyo unut onu. Tamam dönelim evimizdir yurdumuzdur ama dönüp ne yapcam. Burdan sıkılıp orda tekrardan mı sıkılıcam ? Geçenlerde demiştim ya değişen bişey olmadan nasıl bi güzellik bekliyosun ki. Evet işte büyük sürpriz. Artık hayallerimi süsleyen bir sarışınım var. 5-6 aydır vardı ama hiç bu kadar kapılmamıştım. Hayatıma yeni bi renk geldi: Altın sarısı...
Altın sarısı çok dile takılıyo be sarışın daha güzel değil mi. Evet oturdum hesap makinasının başına hesapladım. Geleni gideni kar zarar oranları, faiz hesapları arz-talep dengeleri, başa baş noktası derken, Sarışınımla bi beş ay sonra baş başa kalabileceğimi farkettim. 2500 liraya kendime bi motor almanın vakti gelmişti. Önce ehliyeti alayım sonra şu kara kış geçsin gönül yaylarım gevşemeden alıyım motorumu beni tutana aşkolsun. Bi kişilik daha oturma yerimiz mevcut oraya oturup belimden tutabilir. Evet.
Çalınmasından korktuğum için aklımdaki diğer orjınallikleri de yazayım da resmi belge niyetine saklıyım. Bi çok insana hediye götürmek gibi bi niyetim var ki bunlardan birisi benim herşeyim. Adını sır gibi saklamıcam - bu blogda tanıdığım kişilerin ismi zaten geçmemekte- da ben bu kişinin kim olduğunu bilmiyorum. Dolayısıyle adından da bihaberim. Bi hediye alcam ve yıllar sonra evlendiğim hatun kişiye vercem. Beni düşüncesizlikle suçlar muçlar neme lazım. Yıllar öncesinden onu düşündüğümü bilsin.
Lan benim bildiğim tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. Bu erkek mantığı sanırım. Karşı cinsin tatlı dil ile yılanın hiçbir alakasının olmadığını düşündüğünü daha yeni öğrendim. Ve bi daha unutmamak için aklıma iyice kazıdım.Hani değişen bişey yok dedim ya şu andan itibaren herşey acayip değişti. Alınmak, gücenmek,kırılmak olmasın. Papaz bundan sonra pilav yemicek ısrar edilmesin.
Bu arada iş güç ramazanı atladık yahu. Atlarım tabi. Köşe başında zencilerin yaptığı cazla iftar açınca tuttugun orucun da bi hayrı kalmıyo. Haliyle bişey anlayamadan sonuna gelmişiz. Şu ana kadar geçirdiğim en tatsız ama en unutulmıcak ramazanı geçirdim. Sen daha dur bayram var daha. Baklava yer miyim ki? Bi umut... New york için bayram vakti. Sevgiler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder