17 Temmuz 2011 Pazar

Yarim Kule Mimari

   Cocukken iskambil kartlarindan kule yapmaya calsirdim. Bi yere kadar yukselince yapmasi zorlasirdi. En ufak bi sarsintida , bi el titremesinde yikiliverirdi. Azmedip tekrardan baslardim ve tekrardan...
   Artik buyumusum. Oynadigimiz kartlar cok degismis. Ama hala bi kule insa edebilmenin derdindeyim. Hayaller kuruyorum belki sonuna kadar gidebilirim diye. Kac kere yikildiysa da tekrardan basladim. Ve en sonunda sunu farkettim ki kendi gozumde kucuk dusmusum. Olmam gereken yer burasi degil. Simdi ne yapmali ? Iste isler busbutun yolundan cikti. Bu hayat  o kadar tuhaf ki bi tarafi duzeltince diger tarafi bozuluyo. Aslinda cok alakasiz olaylar. Artik tekrardan baslamicam. Kaldigi yerde kalsin. Yere dusenleri cocukken alirdim. Simdi buyudum. Evet bu sefer gercekten buyudum. Yere dusenler icin yapilacak en iyi sey sanirim ustune basip gecmek ve bi daha merak edip geriye bakmamak.
    Kendime soz dinletemedigim bi noktada bu. Abi biraksana akisina. Gecti gitti diyosun biraksana gectiyse gitsin. Neyin pesindesin ? Elinden geleni yaptin ve hala degisen bisey olmadiysa bu senin sucun degil. Icin icin "Acaba?" sorulariyla herseye sifirdan baslamak da neyin nesi ? Benden bi tane daha olsa da alip karsima azarlasam. Yaramaz bi cocuk gibi ne kadar dayak yesen de yine ayni isi yapmaktan geri durmazsin. Ben seni taniyorum ama umarim beni yaniltirsin. Gercekleri gor , kartlari topla ve kutusuna geri koy. Bitmeyecek kuleye baslamanin ne alemi var...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder