Hey sen ! Kaç gece uykularımı kaçıran her gördüğümde heyecandan midemi ağzıma getiren güzel bayan ! Bu yazdıklarım senin için belki denk gelir de birgün okursun. Sana bi kaç tane sır vercem belki lazım olur.
Bilmen gereken ilk şey eğer sana 'Seni seviyorum' dersem sakın inanma. Bundan asla emin olamazsın. Sevmeyi bilmez miyim peki ben ? Sevdim mi adam gibi severim bundan hiç şüphen olmasın. Benim asıl merak ettiğim 'Seni seviyorum' dersem bana inanır mıydın ?
Bazen hepimizin başına gelir be güzel bayan. Ne olur bilmezsin sağa gitsen yok sola gitsen yok gelen bir var mı dersen öyle bişey hiç olmadı zaten. İnsan oğlu böyle ; yalnızlığa gelemez. En olmadık birine denk gelir. Bi an olsa bi bakış oldu mu o iş oracıkta biter. Allah kurtarsın...
Biliyo musun kendimi o kadar yorgun hissediyorum ki kalkıp peşine koşasım gelmiyo. En olmadık anlarda aklıma takılmana daha doğrusu benim aklımın sana takılamsına da engel olamıyorum. Bak bunlar gerçek bunlara inanabilirsin. Sebebi deli divane aşık olamam mı ; değil tabi ki bunu ikimiz de biliyoruz. Dedim ya bazen hepimizin başına gelir yalnızlıktan sıkılıp birine yakınlık duyarsın , yakınlık duyurmaya çalışırsın en gürültülü mekana denk gelir. Aslında sen de duydun da müziğin ritmi daha hoş geldi biliyorum. Az çok ben de anlarım müzikten hani.
Şu an ebesinin fizanındayım. Olmaz olası keşke gitarımı getirip kalbimi orda bırakaydım. Şu mendebur X-ray niye ötmedi anlamıyorum aklımda insan kaçırıyorum ben birileri beni tutuklamalı. Kurban olayım sen olma o kişi zaten aklımı göz altına aldın bari elimi kolumu bağlama. Anlarsan bi sen anlarsın. Avukatımı istiyorum !
Hadi diyelim bu kadar yazıyı hiç yazmadım farz et ve sadece burdan yazmaya başladığımı bir düşün. Hadi diyelim ben 'Seni seviyorum' dedim ve sen de inandın. Ne değişirdi ? Bak bu sorunun cevabını hakkaten bilmiyorum. Cidden soruyorum. Ne değişirdi ? Hmm bi düşünelim. İnandın bana ben de sana söylediklerime ve sonra da senin söylediklerine. Sevdik kısacası. Sonra bozuştuk. Sonra küstük. Sonra ayrıldık. Sonra pişman olduk. Sonra özledik. Buraya kadar doğru gittim sanırım. Okuduğunda sen de hak verirsin kesin.
Bunların hiçbiri olmadığına göre çok şey değişirmiş gibi duruyo. Ama aslına bakarsan bunlar zaten yaşandı. Sessiz sinema gibi. Siyah-beyaz dublajsız filmler gibi. Sevdim. Tam olarak geçmiş zaman kullanmasam daha iyi gibi. Demek istediğim sevebilirdim eğer izin verseydin. Sonra bozuştuk. Evet bi sınavdan geçiyorduk. Sınavımız kötü geçti ve eğlenmeyi hakedemedik. Sen bi tarafa gittin , ben ayrı bi tarafa . Aslında aynı masada oturmamız ne kadar tuhaftı değil mi güzel bayan. Gelelim küsme faslına. Ne yani ilk okul çocukları gibi iki parmağımı uzatıp "boz" mu demeliydim. Büyüdük canım artık o kadar da değil. Ne kadar uzaklaştık nasıl ayrı kaldık hiç bilmiyorum. Ne kadar da ani oldu dimi. Gelen konar , konan göçer. Bu lafı duymuşsundur. Kondun ve göçtün. Sonrasında pişman oldum hem de çok. Tıpkı gece sarhoş olup sabah pişman olan sarhoşlar gibi pişman oldum. Şu anda özlüyorum. Aslında buna da inanma emin olamazsın yine. Özlediğimi varsay ne değişir. Uzun uzun anlattırma bana halden anla işte.
Aslında neyi özlüyorum biliyo musun. Sadece özlendiğimi bilmeyi özlüyorum. Seni değil. Buna kesinlikle inan ve emin ol. Vay be başlamayan bi aşkın bitiş hikayesi. İngilizceye çevirsem nobel alırım belki.İşte böyle güzel bayan bizim hikayemiz. Bazen hiç başlamaması bigün bitmesinden iyidir dimi. İyidir iyidir. İsabet olmuş.
Saygı değer takipçilerim eğer " Ne saçmalamış lan bu mal? " diye bi düşünce geçtiyse aklınızdan bu yazı size ait değil demektir. İçindeki şifreleri sadece bi kişi çözcek ve lanet ortadan kalkcak. Sevgiler.
yoğurda üflemek diyelim :)
YanıtlaSil